SAĞLIK EMEKÇİLERİ ALKIŞ DEĞİL
KORUYUCU MALZEME İSTİYOR...
Sağlık Emekçilerinin Sağlığı Kime Emanet ?
Sağlık emekçilerini rahatlatacak “KİT’lerin” ise tedariki yeni başlarken, geliyorum diyerek bağıra çağıra gelen virüse alınamayan önlemlerin sorumluluğu ise kara borsacılara atılıyor.
Neredeyse yüzde 60’a yakını kadın olan sağlık emekçileri okulların tatil edilmesiyle de çocukları üzerinden de sorunlar yaşamaya başladı. Çocuklarını bırakacak yeri olmayan kimi emekçiler çocuklarını hastanelere getirirken, kimi de akrabalarını çare olarak gördü. Sağlık çalışanları kendilerinden çok “Ya bir yakınıma bulaşırsa” korkusu yaşıyor.
Evet olağan dışı bir dönemde olduğumuzun farkındayız, kuşkusuz ki zorluklar ve eksiklikler olacaktır fakat aylar öncesinden “geliyorum” diyen bir korona virüsü varken sağlık çalışanlarının hazırlığı için gerekli stokları yapmamak “savaşa giden bir orduya mermi vermemekle” aynıdır. Önceden alınmayan önlemlerin faturasını sağlık emekçileri öderken, üstlerine de haddinden fazla bir sorumluluk yüklemiştir.
Neden Önlem Alınamadı ?
Kuşkusuz ki yaşadığımız kapitalist sitemde sağlık para ile satın alınabilir bir haktır. Sağlık sektörü, yan dalları ile ülkemizdeki en büyük 10 sektör içinde yer almaktadır ve kârlı bir alandır. 30 Aralık’ta virüs salgınının derinleşmesiyle birlikte maske, eldiven, koruyucu kıyafet vb. üretimler hızlanmış, fabrikalar yeni tezgâhlar ve işçilerle üretimini 2 katına çıkartmıştır. İhtiyaç oluşan her mal, serbest piyasa ekonomisinde piyasayı yükseltir. Ölümcül sonuçları da olsa 10 kuruşluk bir malın çok talep görmesi sonucu 10tl ye satılması kapitalizmin doğasıdır ve bunu önleyici bir yasa yoktur. Bu nedenle sağlık ürünlerinin piyasasının yükselmeyle büyük kâr marjına ulaşacak olan üreticiler, eldeki stokla beraber mallarını yurtdışına satılmış ve stoklarda ürün yok denecek kadar azalmıştır. Virüs ise ülkemize gelince ve yayılma hızı da doğası gereği yaygın olunca sağlık ürünlerinin üretimi düşmüş, talep fazlalaşmış ve üretilen yüksek fiyatlardan satılmış ya da stoklanmıştır. Bakanlığın “elinizdeki ürünleri verin” diye açıklamalar yapması ve halka duyurması tablonun vahim halinin kanıtıdır. Önceden bu stokları yapmayarak sağlık emekçilerini tehlikeye atan sağlık ve ekonomi sistemi ilk andan itibaren özel hastanelerin acillerine geçici bir süre el koymayı düşünmedi bile.
Baktığınızda karmaşık gelen bu olay örgülerinden çıkan yaygın düşünce “aslında herkes haklı, aynı zamanda herkes haksız” düşüncesi. Oysa ortada bir karmaşa yok. Ortada olan tek şey kapitalizmin kâr hırsının bizi içine soktuğu durum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder