sağlıkçalışanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıkçalışanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2020 Pazar

Galataport şantiyesinde çalışan ve Korona virüsü nedeniyle hayatını kaybeden arkadaşımız "Dev Yapı-İş Temsilcisi" Hasan Oğuz' u Esenyurt'ta andık.

Galataport şantiyesinde çalışan ve Korona virüsü nedeniyle hayatını kaybeden arkadaşımız "Dev Yapı-İş Temsilcisi"  Hasan Oğuz' u Esenyurt'ta andık. 



İşçilerin özlük haklarını gasp etmesiyle gündeme gelen "Galataport" şantiyesinde çalışan, DİSK'e bağlı Devrimci Yapı İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Temsilcisi Hasan Oğuz, Korona virüse bağlı olarak hayatını kaybetti. Dev Yapı-İş, Oğuz'un raporunda ölüm nedenine “Bulaşıcı hastalık” yazıldığını açıkladı.

Okurlarımızın da içinde yer aldığı, Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu; Hasan Oğuz'u anmak için  Esenyurt PTT önünde buluştu. Çarklar Dönüyor, İşçiler ölüyor sloganlarının ardından "engelleme girişimlerine" rağmen yapılan açıklamada:
"Sağlıksız ve güvencesiz çalışmanın devam ettiği PTT’nin posta dağıtım merkezi önündeyiz. Salgına yakalanan çalışanlara rağmen üretimi durdurmayanlara sesleniyoruz: Bu bir cinayet, derhal çalışma durdurulsun, işçilerin ücretli izin hakkı tanınsın! İşbaşı yapılan her yer cinayet mahalli!" denildi ve sloganlarla sonlandırıldı.


Dev Yapı-İş tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“İşçiler çalışmaya zorlandı”
“Hasan Oğuz, 20 Mart günü işçilerin COVID-19’a karşı hiçbir önlem alınmadığı gerekçesiyle iş bıraktığı Galataport şantiyesinde çalışıyordu. Şantiyede 3 Nisan günü ,üç pozitif vaka çıkmasına rağmen üretim durdurulmamış, işçiler çalışmaya zorlanmıştı. Hasan 7 Nisan günü kalp krizi geçirdi. Tüm belirtileri COVID-19’u gösteriyordu ve o yönde tedavi uygulandı. Hasan’ın raporlarında ölüm sebebi olarak ‘bulaşıcı hastalık’ yazıyor. Öfkemiz üzüntümüzden büyük!”

Dev Yapı-İş, şantiyenin salgın nedeniyle kapatılması gerektiğini belirterek, şu soruları sordu:

Salgın günlerinde Galataport inşaatına devam etmek çok mu gereklidir?
Şantiyede pozitif vaka çıkmasına rağmen iş neden tatil edilmemiş, işçilere neden test yapılmamıştır?
Şantiyede vaka sayıları artarken bu ölüm çukuru faaliyetlerine daha ne kadar devam edecektir?

 Galataport şantiyesi tepkiler ve eylemsellikler sonucu durdu!
Galataport’ta 4 Mayıs’a kadar sürecek olan olan çalışmayı durdurma kararı 14 Nisan’da başladı.
Emektar Daktilo Dergisi.


23 Mart 2020 Pazartesi

SAĞLIK EMEKÇİLERİ ALKIŞ DEĞİL KORUYUCU MALZEME İSTİYOR...

SAĞLIK EMEKÇİLERİ ALKIŞ DEĞİL
KORUYUCU  MALZEME İSTİYOR...

Sağlık Emekçilerinin Sağlığı Kime Emanet ?


Korona virüsü vaka sayıları hızla artarken, hükümet virüsle mücadelede seferberlik ilanını sermayeden yana yaptı. Açıklanan paketlerde emekçiden yana maddeler sadece “dua” niteliğinde. Sağlık çalışanları ise hem kendileri hem de halk sağlığı açısından yeterli önlemlerin alınmadığını söylüyor. Günde sadece iki maske ve sınırlı sayıda, cerrahi olmayan lastik eldivenle çalışan sağlık emekçilerinin yansıra çok daha zor koşullarda çalışanlar da bulunuyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Türk Tabipleri Birliği'nin (TTB) koruyucu malzeme eksikliği, hastanelerdeki önlemlerin yeterli olmadığı, sağlık çalışanlarının ailevi ve özel koşullarının dikkate alınmadığı için zor durumda kaldıkları yönünde uyarıları ise hâlâ dikkate alınmıyor.

Sağlık emekçilerini rahatlatacak “KİT’lerin” ise tedariki yeni başlarken, geliyorum diyerek bağıra çağıra gelen virüse alınamayan önlemlerin sorumluluğu ise kara borsacılara atılıyor.

Neredeyse yüzde 60’a yakını kadın olan sağlık emekçileri okulların tatil edilmesiyle de çocukları üzerinden de sorunlar yaşamaya başladı. Çocuklarını  bırakacak yeri olmayan kimi emekçiler çocuklarını hastanelere getirirken, kimi de akrabalarını çare olarak gördü. Sağlık çalışanları kendilerinden çok “Ya bir yakınıma bulaşırsa” korkusu yaşıyor. 

Evet olağan dışı bir dönemde olduğumuzun farkındayız, kuşkusuz ki zorluklar ve eksiklikler olacaktır fakat aylar öncesinden “geliyorum” diyen bir korona virüsü varken sağlık çalışanlarının hazırlığı için gerekli stokları yapmamak “savaşa giden bir orduya mermi vermemekle” aynıdır. Önceden alınmayan önlemlerin faturasını sağlık emekçileri öderken, üstlerine de haddinden fazla bir sorumluluk yüklemiştir.  


Neden Önlem Alınamadı ?


Kuşkusuz ki yaşadığımız kapitalist sitemde sağlık para ile satın alınabilir bir haktır. Sağlık sektörü, yan dalları ile ülkemizdeki en büyük 10 sektör içinde yer almaktadır ve kârlı bir alandır. 30 Aralık’ta virüs salgınının derinleşmesiyle birlikte maske, eldiven, koruyucu kıyafet vb. üretimler hızlanmış, fabrikalar yeni tezgâhlar ve işçilerle üretimini 2 katına çıkartmıştır. İhtiyaç oluşan her mal, serbest piyasa ekonomisinde piyasayı yükseltir. Ölümcül sonuçları da olsa 10 kuruşluk bir malın çok talep görmesi sonucu 10tl ye satılması kapitalizmin doğasıdır ve bunu önleyici bir yasa yoktur. Bu nedenle sağlık ürünlerinin piyasasının yükselmeyle büyük kâr marjına ulaşacak olan üreticiler, eldeki stokla beraber mallarını yurtdışına satılmış ve stoklarda ürün yok denecek kadar azalmıştır. Virüs ise ülkemize gelince ve yayılma hızı da doğası gereği yaygın olunca sağlık ürünlerinin üretimi düşmüş, talep fazlalaşmış ve üretilen yüksek fiyatlardan satılmış ya da stoklanmıştır.  Bakanlığın “elinizdeki ürünleri verin” diye açıklamalar yapması ve halka duyurması tablonun vahim halinin kanıtıdır. Önceden bu stokları yapmayarak sağlık emekçilerini tehlikeye atan sağlık ve ekonomi sistemi ilk andan itibaren özel hastanelerin acillerine geçici bir süre el koymayı düşünmedi bile. 

Baktığınızda karmaşık gelen bu olay örgülerinden çıkan yaygın düşünce “aslında herkes haklı, aynı zamanda herkes haksız” düşüncesi. Oysa ortada bir karmaşa yok. Ortada olan tek şey kapitalizmin kâr hırsının bizi içine soktuğu durum.